İSTEMCİ SUNUCU MİMARİSİ VE UYGULAMANIN AÇILMASI

Forumlar İSTEMCİ SUNUCU MİMARİSİ VE UYGULAMANIN AÇILMASI

  • Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 1 yıl önce BAYPM tarafından güncellenmiştir.
  • Post
    BAYPM
    Moderatör

    Web uygulamalarının mantığını daha iyi anlamak için temelde sunucu ve istemci arasındaki iletişimi anlamak gerekir. Sunucu-istemci mimarisini daha iyi anlamak için aşağıdaki kavramlara göz atalım;

    Client Side (İstemci tarafı): İstemci tarafa örnek olarak web’ den açtığımız uygulamalar örnek verilebilir. Bu uygulamalara dosya açma, işlem gücü gibi çeşitli amaçlarla istemde bulunulabilir.

    Server Side (Sunucu tarafı): Sunucu tarafı fonksiyonlarına göre ayrılan ve ağ kaynaklarını yöneten bilgisayarlardır. Veri tabanı sorgularını işleyen bilgisayar sunucuları buna örnek verilebilir.

    Bir web uygulamasında kullanıcı etkileşimleri açısından HTTP mesajları istemci-sunucu etkileşimlerine sahiptir ve istemci tarafında olduğu kadar sunucu tarafında da birtakım işlemler gerçekleşir.

    Kullanıcı Etkileşimi

    Kullanıcı bir tarayıcıyı açtığında:

    • Bir web sayfasına gitmek için URL yazabilir veya direkt olarak bir bağlantıya tıklayabilir.
    • Bu olduğunda tarayıcı yani istemci tarafı devam edecek ve sunucuya bir istekte bulunacaktır.
    • Web sayfasının sunucu tarafında bu istek bekleniyor olacak ve işlenecektir.
    • Ardından tarayıcıya bir yanıt gönderilecektir.
    • Tarayıcı bu yanıtı alacak ve web sayfası tarayıcıda görünecektir.
    • Kullanıcı gördüğü sayfada çeşitli işlemler yapacak ve etkileşime girecektir. Bunlar ileri geri giden web istekleri ve yanıtlarıyla gerçekleşecektir. Bu ileri geri giden istekler HTTP (Hiper Metin Aktarım Protokolü) kullanırlar. Bu iletilen istekler hedef sunucuyu ve onun kaynağını tanımlayan URL, yapılacak eylemi tanımlayan yöntemi içerir.
    • Kullanıcının gönderdiği istek sonucunda, sunucuda işlenen mesaj http kodlarıyla olumlu veya olumsuz olarak gönderilmiş olur.

    Bu sayede oluşturulan yanıtın tarayıcıya dönmesiyle HTTP yanıtları kabul edilir ve bu yanıtlarda genelde HTML sayfaları, resimler gibi farklı kaynak türlerini gösterecek şekilde oluşturulur.

    Sunucu gelen bu istekleri alır, belirli bir mantık kullanarak isteğin türü, ne yapılması gerektiğine göre işler ve genelde bunu yapabilmek için veri alması gerekir. Bu aşamaların gerçekleşmesi kimlerin hangi bilgilere erişmesine izin verileceği veya depolayabileceğini kontrol etmek açısından oldukça önemlidir.

    Tarayıcıyı yanıtın içinde gönderilen kodu istemci tarafında çalıştırabilen bir kapsayıcı gibi düşünebiliriz. HTML dediğimiz şey yanıtla bize kullanıcıya ulaşandır ancak bu HTML’nin içinde stil sayfaları, JavaScript gibi şeyler var ve bunlar o sayfanın gerçekte nasıl görüneceğini, hissini, renklerini ve stillerini oluşturur. İstemci ve sunucu mimarisi bu şekilde gerçekleştirilir.

    OutSystems içinde oluşturulan uygulamalarını dağıtım birimi gibi düşünebiliriz. Böylece uygulamalar yönetilebilir ve güncellenebilir. OutSystems içindeki web uygulamaları tarayıcı ile etkileşim kurar. Yani tarayıcı üzerinde açılan cihazın türüne, ekran boyutuna göre çalıştırılırlar. Yani Service Studio’da yapılan bir uygulamayı tarayıcıda açmak istediğimizde cihazın ekranına türüne göre ayarlanır, yukarıda bahsedilen istemci-sunucu tarafın HTTP isteklerini ve yanıtlarını yaparak etkileşime girer ve uygulama beklediğimiz şekilde çalışır. OutSystems ‘de bir web uygulaması oluşturmak için yeni bir uygulama istenebilir, uygulamanın türünü bir web uygulaması olarak seçilebilir.

    Web uygulaması oluşturmak için OutSystems’ta iki şablon vardır. Biri yan menü ile ekranlar oluşturur diğeri başlamak için bir üst menü ile bir düzen sağlar. Bunlardan biri seçildikten sonra uygulamanın uygulamamıza ne isim verileceği ne tür bir açıklama yazılacağını içeren kısım gösterilir ve sonra isteğe göre simgeye eklenir. Daha sonra Service Studio içindeki uygulama geliştirilmeye başlanır.

    İstenilen uygulama türü seçilip yukarıda bahsedilen detaylar yazıldıktan sonra OutSystems uygulamayı oluşturabilir. Sonraki aşama olarak uygulamanın hangi tür modüle sahip olacağına karar vermektir. Tüm uygulamaların en az bir modülü olması gerekir çünkü modül, farklı şeylerin nasıl çalıştırılacağının tanımlandığı yerdir. Eğer uygulama bir modüle sahip değilse, herhangi bir davranış türü ve uygulamanın nasıl çalışması gerektiği tanımlanamaz. Bu modüllerin oluşturulması ve özellikleri mimari kısımda daha detaylı olarak anlatılmaktadır.

1 yanıt görüntüleniyor (toplam 1)
  • Replies
    BAYPM
    Moderatör
    +
    Up
    0
    ::

1 yanıt görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.